Kültür&Sanat

18 Mayıs 1973 Nedir? (Kanlı Tarih)

18 Mayıs 1973 Nedir? (Kanlı Tarih)

18 Mayıs on sekiz bin sıkılı yumruktur!

18 Mayıs isyandır!

18 Mayıs katliamdır!

18 Mayıs bir direniş geleneğidir!

18 Mayıs mücadelenin adıdır!

18 Mayıs devrimdir!

18 Mayıs komünizmdir!

18 Mayıs savaşmaktır!

18 Mayıs ser verip sır vermemektir!

18 Mayıs insanlık onuruna atılan bir kırbaçtır!

18 Mayıs bir yumruk, bir vücut, bir baş olup bağımsızlığa kadar savaşmaktır!

18 Mayıs faşizmdir!

18 Mayıs korkusuzluğun, direnişin, mücadelenin ve cesaretin adıdır!

18 Mayıs İbrahim Kaypakkayadır!

 

 

Komünist önder İbrahim Kaypakkaya’nın 18 Mayıs 1973 tarihinde Amed’deki faşizmin işkencehanelerinde; insanlığa sığmayan bir şekilde, canice katledilişinin bu yıl; 40. yıldnümündeyiz.

18 Mayıs 1973 tarihinden bu yana “onu anmak savaşmaktır” şiarıyla yüreklerimiz bir, yumruklarımız sıkılı! Onun mücadelecei ve direnişçi gücüyle güç bulduk. “Ser verip sır vermeyen” tavrıyla bir an olsun ışığından ayrılmadık, ayrılmayacağız da!

Onun fikirleri, pratiği, düşünceleri her zaman yol açacaktır.

Yaşadığı dönemden bu yana, Kaypakkaya’yı Kaypakkaya yapan en önemli özelliği nerede direniş ve mücadele varsa orada olmasıdır.

Çünkü Kaypakkaya’yı Kaypakkaya yapan; başta Kürt halkı olmak üzere; ezilen ulusların kurtuluşunu müjdeleyen Marxist-Leninist-Maoist bilmi bu topraklarda büyürmesi, Kemalizm konusunda faşizm tespiti yaprak egemen sınıfların sınıfsal karakterini, ezlen halkın ve kürt ulusunun gözleri önüne sererek ülkemiz topraklarında yeni bir yol açmasıdır.

Yaşamı boyunca düşünceleri, fikirl yaptıkları bu coğrafyada en tehlikelisi olarak belirlendi. Günümüzde bile, hala onun resimlerini taşımak, türküsünü söylemek, onu anmak, hatta adını söylemek bile suç sayılıyor!

Halkının kurtuluşu için Kürt, Ermeni, Çerkes, Laz, Alevi, Sünni gibi ayrımlar yapmadan mücadele eden, halkını sınıf bilinciyle aydınlatan; tarladaki köylüyle, fabrikadaki işçiyle barikatlar aşandı.

Fikir kulüpleri kurarak halk gençliğine soran-sorgulayan beyinler kazandırdı.

Kürt kelimesinin telafuz dahi edilmediği bir süreçte Kürdistan coğrafyasının kıvılcımlarını ateşleyendi. Tutsak düştüğünde, Amed zindanlarında etleri kesilip, tırnakları çekildiğinde, vücuduna elektirik verildiğinde dahi ser verip sır vermeyen direniş geleneğini başlatandı.

Ve 18 Mayıs’ta, katiller onu katlederek onu bitirebileceğini sandılar. Onun düşünce ve fikirlerini öldürebileceklerini sandılar.

Katillere, faşistlere bu topraklarda ne bu fikirlerin-düşüncelerin, ne de isyan ateşinin sönmeyeceğini bir kez daha gösterecek, sesimizi dört bir yandan Amed zindanlarına ulaştıracağız!

Anısını mücadelemizin ateşi her gün daha da harlayacaktır.

Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya Ölümüzdür!

Bir ÖG okuru

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu