Makaleler

En yakınımızdan başlamak…

Ülkemizde sınıf mücadelesi günümüzde sendikaların marjinalleştiği, devrimcilerin ise sınıftan önemli oranda koptuğu bir dönemde hayat bulmaktadır. Özel sektörde sendikalı oranının yaklaşık % 2 olduğu ülkemizde, bu % 2’nin de büyük çoğunluğunun temel sendikal bilinçten uzak olduğunu hesaba kattığımızda, sınıf içinde devrimci çalışma yapan hareketlerin de oldukça zayıf olduğunu tespit ettiğimizde, ülkenin dört bir yanında yoğun sömürüye ve kölece çalışma şartlarına karşı çeşitli yöntemlerle tepki gösteren işçilerin mücadelesinin zayıf yanlarını anlamak mümkün olmaktadır. Bu gerçekliğe karşın Antep, Adana, Gerede örneklerinde olduğu gibi binlerce işçinin toplu eylemleri ve grevleri yaşanıyorsa, binlerce metal işçisi Bursa, Sakarya, Eskişehir’de protestolara katılıyorsa, ülkenin dört bir yanında iş bırakma, direniş, yürüyüş gibi çeşitli yöntemlerle işçiler tepkilerini ortaya koyuyorsa ve sendikalaşmaya olan ilgi gelişiyorsa sınıf mücadelesinin işleyen yasalarına sınıf bilinçli devrimcilerin nasıl müdahil olması gerektiğine dair verimli ve somut politikalar belirlememiz gerektiği de açığa çıkmaktadır.

Mevcut halde işçilerin temel talepleri ekonomik-demokratik mücadelenin sınırlarını doğal olarak aşamamaktadır. Mevcut tepkiler bir birikim sürecinin sonucu olmaktadır. Bu birikim süreci yoğun işsizlik, kuraldışı çalışma, örgütlenme bilincinin zayıflığı, kredi borçları gibi çok çeşitli sebeplerle uzun bir süreci kapsamaktadır. Biriken öfke patladığında ise artık gemiler yakılmakta, iş kaybetme korkusuna set çekilmektedir. Dayatılan çalışma koşulları nefes almaya dahi zaman bırakmamakta, işçiler en temel insani taleplerle tepkisini açığa sermektedir.

Mücadele eden işçilerle sendikaların ve sendikalar vasıtasıyla devrimcilerin bağ kurması ve öncü işçilere siyasal sınıf bilincinin aşılanması günün öncelikli görevidir. Ancak bu çalışmaları yaparken de aslında garipsenmesi gereken bir olgu ile sıkça karşılaşmaktayız. Devrimci demokratik düşünceleri bilen, çeşitli eylem ve etkinliklere katılan, devrimci demokratik basını takip eden işçilerin fabrikalarındaki sendikalaşma amaçlı mücadelelere soğuk yaklaştığını veya dahil olsa da öncülük etme ve örgütlü güçlerle bağı kurmada isteksiz veya yetersiz kaldığını görmekteyiz. 2012 yılı süresince İstanbul’dan Bursa ve Trakya’ya kadar birçok şehirde sendikal mücadele veren fabrikalarda okurlarımızın dahi sürece girmediğini, girse de DDSB ile bağ kurmayı aklına getirmediğini, kendisine böylesi bir misyon biçmediğine tanıklı etmekteyiz. Normalde sahip olduğu devrimci bilinçle çalışma arkadaşlarını bilinçlendirmesi, sendikalaşmaya öncülük etmesi ve fabrikasına dair örgütlenme çalışmalarının devrimci demokratik sendikacılar üzerinden gerçekleşmesi için çaba göstermesi gereken birçok arkadaşımız politik bir altyapısı olmadığı halde mevcut çalışma şartlarını değiştirmek için harekete geçen işçileri geriden takip edebilmektedir.

Bunun elbette sebepleri vardır. Tasfiyeci dalganın etkisiyle devrimci düşüncelere sahip olan işçilerde güvensizliğin, umutsuzluğun ve yabancılığın etkisi yadsınamaz. Ülkemizde sendikal hareketin oldukça kötü durumda olması sebebiyle sendikalara yönelik tepkinin de verilen mücadeleye küçümseyici şekilde yaklaşmayı beraberinde getirdiği anlaşılmaktadır. Devrimci saflarda sınıfsal kimlik ve duruş yerine kimlik politikalarına esası verme ve demokrasi mücadelesini ulusal ve mezhepsel taleplerle gerçekleştirirken esas olan sınıf mücadelesini arka plana atma eksikliğini de eklemek gereklidir.

Bunun sebeplerini daha da derinleştirmek elbette mümkündür. Ancak artık kaybedilecek vakit yoktur. Sınıf içinde devrimci bir odak oluşturmaya büyük bir ihtiyaç varsa, sendikal hareket ve sınıf içinde arayış, hareketlenme ve kaynama varsa ve sistem çok daha kapsamlı saldırılarla karşımıza çıkıyorsa bize en yakın olandan başlayarak sınıfsal mücadeleyi geliştirmek için çabalarımızı yoğunlaştırmamız şarttır. Bu taşın altına tüm okurlarımızın, etkinliklerimize, yürüyüşlerimize katılan her yoldaşımızın, tüm devrimci demokrat işçilerin ellerini koyması ve güçlerimizi birleştirmesi için çalışmalarımızı geliştirmeliyiz.

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu