Makaleler

HALKA VE DEVRİME ADANMIŞ BİR YAŞAM-LU SUN

Maoistlerin, Başkan Mao’nun Seçme Eserlerinden aşina olduğu, Çin’in büyük anti-feodal, anti-emperyalist yurtsever devrimci yazarı Lu Sun hakkında ülkemiz topraklarında maalesef çok az şey bilinmektedir. Bu boşluğu kısmen de olsa dolduracak bir kitap vardır. Fakat geniş okuyucu kitleleri tarafından bilindiğini zannetmiyoruz. Bu kitap Lu Sun’un hayatını anlatan biyografidir. Lu Sun’un hayatı hakkında bilinmeyenlere ışık tutacağı kadar dönemin koşullarına da belli bir bakış açısı sunmaktadır.

Enternasyonal proletaryanın bu büyük sanatçısının ölümünün 76. yılına denk gelen bu günlerde büyük üstadın yaşamından öğrenebilmemiz adına belirli kesitleri paylaşmamızın yararlı olacağını düşündük.

(…)

Shaoxing: Burası Çin tarihinde “intikam ve gururun yurdu” olarak bilinen antik Yere kentinin merkezidir. İnsanların ulusal üstünlüğü uğruna kanlarını döktükleri Song Hanedanlığı’nın sonlarında Kin askerlerine ve Ming Hanedanlığı’nın sonlarında Qing askerlerine karşı direnişe geçtikleri yerdir. Zhejiang’ın doğsunda boyun eğmezliğiyle tanınan bu bölge Çin tarihine şanlı sayfalar eklemiştir. Çağımızda da emperyalistlerin ilk saldırdıkları ve bu saldırıya ilk karşı konulan yerdin. Çin Kültür Devrimi’nin başkomutanı, ulusal kahraman ve devrimci militan düşünür olan Lu Sun’un doğum yeridir. 25 Eylül 1881’de dünyaya gelmiştir Lu Sun. Asıl adı değildir Lu Sun. Çocukluğunda kullandığı adı Zhangshou’dur.

Dönemin şartlarına göre ekonomik durumları iyidir. Herhangi bir geçim sıkıntıları olmamıştır. Lu Sun dünyaya geldikten 4 yıl sonra ilk erkek kardeşi dünyaya gelir. Ondan 5 yıl sonra ise ikincisi. Çocukluğunda bakımını Chang Ana dedikleri köylü bir kadın üstlenmişti. Sevmiyorlardı bu köylü kadını. Bununla beraber Lu Sun’un fındık faresini ezip öldürmesi ise, daha çok sevilmemesine neden olur. Çok sonraları, kadının anlattığı masallar, hikâyeler-özellikle Kızıl Saçlılarla ilgili olan-sayesinde Lu Sun’un gözünde saygınlık kazınır. Diğer bir başka nedeni ise, çok isteyip de alınmayan resimli “Dağlar ve Denizler” (1) adlı kitabı getirmesiydi. En değerli kitabı olmuştu. Çok sonraları yazdığı bir denemesinde köy kökenli bu kadına olan saygısını dile getirir vefa gösterir.

Lu Sun, altı yaşında okula başlar. Yutian adlı yaşlı bir öğretmeni vardı yaşadıkları yerde. Çok sayıda yabancı bitki, kuş ve hayvan resimlerinin olduğu “Şarkılar Kitabı” da (2) sahibiydi. On bir yaşına kadar Üç Tat okulunda eğitimini sürdürür. Sert disiplini ve katı uygulamaları olan bir okuldur aynı zamanda.

Okuldan eve döndükten sonra çoğu zamanını annesinin odasında ders çalışarak geçirirdi. Akşam yemeğinden sonra kare şeklindeki masayı siler, resimli kitabını üzerine koyar, şöyle bir taradıktan sonra, sayfa sayfa kopyalardı resimleri. Dikkat kesilirdi kitapla meşgul olduğunda. Kitabı açmadan önce ellerinin temiz olduğuna ve mürekkep lekesi olmamasına özen gösterir, kimseyi dokundurmazdı kitaplara, sayfalar kirlenir diyerekten. İşi bitince, annesinin yatağının yanındaki bavula özenle koyar; böceklerin bir zarar vermemesi adına küçük naftalin paketleri bırakırdı. Tutkuydu resimli kitapları kopyalamak. Kitap kopyalamak Lu Sun’un vakit geçirmek için yaptığı bir diğer önemli işti. Bitki, böcek, solucan, balık ve benzeri şeylerle ilgili kitaplardan hoşlandığı için, çoğu bu kitapların kopyası olurdu önceleri altına kareleri kâğıt koyduğu özel bir kağıt üzerine yaptı kopyalamayı. Sonra birisi onun için, üzerinde dikey hatların yapıldığı bir tahta yapar ve kopya işi için özel olarak bambu sayfalar ısmarlardı. Kitabın bir sayfasını dikey olarak bu ikisi arasına yerleştiriyor ve bu şekilde çalışıyordu.

Kitap kopyalama işi dışında çiçek yetiştirmek yeni bir uğraşı olmuştu. O dönemler, bilgili küçük bir botanikçi olarak tanınmaktadır. Bitkilerin nasıl ekildiğini öğrenmekle kalmıyor, onları sınıflandırıyor ve adlandırmayı da öğretiyordu. Araştırma, incelemeye küçük yaşta ilgi duymaya başlaması onun yaşamı daha hızlı kavramasına yaradı.

İlkbaharları okula gitmez, anneannesinin Anyio-Shaoxing’e bağlı köyüne gider gelirdi. Bu gidip gelmeler sonucunda şehir yaşamı ve feodal sömürü altındaki kırsal kesimi ve köylüleri daha yakından tanımasına neden olur. Bu farklılığı kısa öykülerinin İngilizce çevirisinde dile getiriyordu. “Köy Operası” adlı kısa öyküsünde burası Anyio. Onun uçsuz bucaksız yeni bir dünyası olmuştu.

13 yaşında ailesinin başına gelen felaket, yaşamında yeni yeni yolların açılmasına neden olur. Büyük babasının karıştığı bir sınav skandalı sonucunda gerici Qing Hanedanlığı tarafından hapisle cezalandırılmasına neden olmuştur. Dönemin despot yönetiminde bir kişi yasaları çiğnemişse, ailenin diğer tüm üyeleri de cezalandırılırdı. Zhou ailesi çocuklarının da cezalandırılacağı korkusuyla Shaoxing’den otuz li uzakta olan Muangtu köyündeki en büyük dayılarının yanına gönderilir Lu Sun ve kardeşleri. Tanımadığı insanlarla aynı yerde yaşamak ağır geliyordu. Fakat emekçilerin çocukları her yerde aynıydı. Uzaktan gelerek kendilerine sığınmış olan bu genç misafire hep sıcakkanlı ve misafirperver davrandılar.

Kısa süre sonra babasının hastalığıyla sarsılır. Shaoxing’in “ünlü doktoru” Yao Zhixuan, babasının tedavisini üstlenir. İki günde bir ziyaret ediyor, çeşitli ot isimleri yazıyor ve yüksek bir ücret alıp gidiyordu. İki yıl sonra, yapılan bütün tedaviler iyileştirmek bir yana daha da kötü yapmıştı babasını. Önerilen bir başka doktor da aynı yöntemleri uygulamak dışında bir şey yapmadı. Babası gözlerinin önünde ağır ağır eriyip ölür. Henüz 14 yaşında ve evin en büyük erkeği olarak ağır sorumluluklar yüklenmek zorunda kalır. Çalışkan ve kararlı olan Lu Sun, bu zorluklarla mücadele etmek için yılmadan çalıştı. Bu zorluklarla savaşın kendisi de onun karakterini sağlamlaştıran bir tür eğtiim oldu. Bu şartlar altında yaşamını sürdürürken yeni yeni gelişmeler de meydana geliyordu. Maddi durumları da bozulmuştu bu arada.

Gençliğine adım attığı bu dönemlerde Shaoxing’in tarihine ilişkin ne bulduysa toplayıp düzenleme işine başladı. Antolojiler, yerel kayıtlar, edebi yazılar. Kültür oluşumuna dair çalışmaları bu zaman içinde ortaya çıkan yeni uğraşıydı.

Babasının ölümünden sonra okuluna devam edemedi. Diğer çocuklar da okullarını bırakmış her biri kendi yoluna gitmiştir. Kimi bankalarda çırak, kimi ise ailelerine ait iplikçi dükkânlarının başına geçip genç patron olmuştu. Bunlar çoğu yoksullaşan yerel üst sınıflara mensup çocukların izleyebileceği yollardı. Lu Sun ne yapmak istediğine dair karar verememişti. Sonradan amcası sayesinde 17 yaşında ismini Shuren olarak değiştirip Nanjing’deki Jiangan Deniz Akademisi’ne kayıt olacaktır.

1898 yılında Nanjing’e geldiğinde, anayasal reform ve modernleşme hareketi yükseliş içindeydi. Kendisinden önce gelen Çin tarihinin önde gelen kişilerinin yaptığı gibi yurdunu kurtarmak için düşünmeye, ateşli araştırmalar yapmaya başladılar. Kendisine kılavuzluk edecek doğru bir yol bulmak istiyordu. Tam da bu sırada Huxley’in “Evrim ve Etik” adlı kitabını edinir. Okuduğu kitaplar içinde en çok ilgi duyduğu kitaptı. Huxley’in kitabında “yaşam mücadelesi”, “doğal seçilme”, “uyarlanabilenin yaşaması” gibi kavramlar insanları derinden etkilemede başarılı oldu. Darwin’in evrim teorisi aydın kesim içinde derin saygı uyandırdı. Lu Sun, Darwin’in teorilerini (Evrim Teorisi) onaylayarak; emperyalizm ve feodalizme karşı sonraki yıllarda edineceği, diyalektik materyalist anlayışa kadar o teoriyi ideolojik bir silah olarak kullandı sık sık.

Jiangan Askeri Akademisi’ne bağlı Demiryolu ve Madencilik Okulu’na kaydını aldırır. Bu okulda İngilizce yerine Almanca okutuluyordu. Lu Sun Almanca öğrendi.

Doğal bilimler, matematik, yer bilimleri, metalürji gibi daha önce görmediği konular okutuluyordu. Fizyoloji de okutulmaktaydı. Ancak öğretmeni olmadığından öğrenciler kendi başlarına çalışarak insan vücudu üzerine Yeni Bilgiler ile Kimya ve Sağlık Üzerine ktpYazılar gibi kitaplar okudu. Geçmişi hatırlıyor, sahte doktorların hileli uygulamalarının ne kadar iğrenç olduğunu anlamaya başlamıştı. Eylül 1904 yılında okuduğu okuldan ayrılarak tıp eğitimi görmek üzere uzak bir şehir olan Sendai’ye gider. Tıp okumak, onun önceden belirlemiş olduğu bir hedefti. Daha Nanjing’de öğrenciyken, doğa bilimlerinden biraz bilgi sahibi olduktan sonra, babasının hastalığında ona yanlış tedavi uygulayan sahte doktorların şarlatandan başka bir şey olmadığını anlamış, onların elinde büyük acılar çeken hastalara ve ailelerine karşı derin bir acıma hissiyle dolmuştur. Geleneksel tıbba karşı, modern tıp alanında çalışmalar içine girer, fakat ummadığı kadar zor bir süreçtir Sendai’de geçirdiği zamanlar.

Tokyo’dayken kafasında taşıdığı düşüncelerle gerçek devrimcilerin sun Yat-Sen ve Zhang Taiyen olduğunu savunuyordu. Öncülüğünü devrimci demokratların yapmış olduğu hareketin büyük etkisi vardır. Ve yeni gençlerin gelişip güçlenmesini sağlıyordu bu gruplar. Çinli öğrencilerin kurduğu böyle bir grubun üyesi olmuştur çok sonraları.

1902 yılı Mart ayında Jiangan Askeri Akademisi’nde bulunduğu sıraları dönemin feodal yapısı dolayısıyla birçok şeyin gerici değer yargısının kurbanı olması kaçınılmazdı. Çinli öğrencilerin başları üstünde topladıkları saç kuyrukları öğrenci keplerinin altında Fuji Dağı gibi görünürdü. Bazıları saç kuyruklarını açar keplerinin altında düz olarak yatırırlardı. Bunlar ve daha birçok şeylerden nefret eder, iğrenirdi. Diğer öğrencilerle arasındaki fark böyle anlarda ortaya çıkardı. Dönemin baskı sembolü olan bu saç kuyruğunu keser. “Jiangan Sınıfında” saçını kesen ilk öğrenci olarak kalır aynı zamanda.

Sendai Tıp Okulu’nda umduğunu bulamaz ve 1906 yılında Tokyo’ya dönüş yapar tekrardan, tanıştığı öğretmeni Bay Fujimo’ya “biyoloji okumak istiyorum efendim” diyerek onun üzülmesini engellemek için yalan söylemek zorunda kalmıştır. Fujimo “size öğretilen anatominin, biyoloji okumanıza pek faydası olacağını sanmıyorum” diyerek içini çeker. Bir defa daha görüşür ve ayrılırlar.

Tokyo’da devrimci edebiyat çalışmalarına başlar. Hedefinde ise bir edebiyat dergisi çıkarma fikri vardır. Adına dahi koymuştu, “Yeni Hayat” olacaktı. Dergi için her şey hazırdı, fakat katkı yapacağını söyleyen dostları tek tek ortadan kaybolarak, ilk dergi çıkarma amacını suya düşürürler. Üzülmüştü. Ağır bir darbeydi onun için. Bu olay uzunca bir üre, bir yaşamadığı boşa çıkmışlık duygusunun ortaya çıkmasına neden olur. Ama vazgeçmez. Vazgeçmek yerine Rus ve Doğu Avrupa Edebiyatı’ndan Çince çeviri işini yaparak ikinci adıma başlar. Japonya’da yayınlanan muhalif Henan gazetesine yazdığı yazılarıyla politika, kültür, sanat ve edebiyat üzerine propaganda yapıyordu. Edebiyatı bir silah olarak kullanmaktaydı. Mücadelenin aktif bir unsuruydu. Her ne kadar yakınlaştığı bir parti henüz oluşmamış olsa da; devrimcilik, yurtseverlik dolu bilimsel ve edebi yazılarında, halkı kandıranları, onların iğrenç yönlerini teşhise girdi. Burjuva Reformcuları “Kültürel Eğilim” başlıklı yazısında acımasızca, sert bir dille teşhir edip eleştirir. Feodalizme, batı tarzı parlamentarizme, burjuva reformculuğa karşı militan görüşleri mevcuttur. Eksik olan tek şey ise proleter ideolojinin henüz ortaya çıkmamış olmasıydı.

1907 yılında, bir Japon gazetesinde Çin’den gelen haberin yok edici etkisiyle sarsılır. Anhui Valisi’ne düzenlenen suikastla ilgili yakalanan kişiyi düşünüyorlardı. Suikastı düzenleyen kişi Demokratik Çin için savaş yürüten Shaoxingli bir devrimci olan Xu Xilin’dir. (3) Haberin hemen ardından Shaoxing’de ilişkide olduğu Qui Jin (4) adlı bir kadın devrimci daha idam edilir. Chen Boping ve Ma Zonghan adlı iki öğrencisinin öldürüldüğü haberi Tokyo’ya ulaşır. Tokyo’daki Zhajianglı öğrenciler devrimci şehit adına bir anma toplantısı düzenlerler. Lu Sun, Xu Xilin’in takip ettiği yoldan bütünüyle ayrılıyor, farklı bir yol izliyor, suikastları savunmuyordu. Fakat anma toplantısında o da yerini almıştı. Halkın vicdanını harekete geçirecek bir edebi akımdır Lu Sun’un benimsediği devrimci taktik.

cin mao 41909 yılında Çin’e dönüş yapar. Hangzhou’da Zhejing Koleji’nde öğretmen olarak işe başlar. İki kısımdan oluşan kolejin, orta bölümünde kimya ve fizyoloji derslerini okutur. Bir yıl çalıştıktan sonra Shaoxing’e geri döner. 1910 güz döneminde Shaoxing ortaokulunda bölüm başkanlığı yapar. Akabinde doğal bilimleri ve fizyoloji dersleri okutmaya başlar. 1911 Devrimi (5) henüz patlak vermemiş ama Qing Hanedanlığı karşıtı muhalefet her yere yayılmıştı. 10 Ekim 1911’de Wuchang Ayaklanmasıyla Qing Hanedanlığı yıkılmaya başlar.

Fakat çok uzun zaman geçmemiştir ki, umut bağladığı 1911 Devrimi etkisini kaybetmeye başlamıştır. Qing Hanedanlığı’nı deviren Devrim, emperyalist ve feodal baskı anlayışını ortadan kaldıramamıştır. Düştüğü bu umutsuzluğu “Saçın öyküsü” adlı kısa öyküsünde dile getirir. Öykü, ana temasını 1911’e ilişkin değerlendirmesi ve tepkisidir. İmparatoru defederken, emperyalist ve feodal baskı altında bırakılmıştı halk. Görünüşte her şey değişmişti. Ama yeni yeni toprak ağaları ortaya çıkmış, yıkılan imparatorluğun ruhuna bürünmüşlerdi.

Kopyalama işine devam etmekteydi henüz. Büyük umutlar bağladığı 1911 Devrimi başarısızlığa uğramıştı. Bir yerlerde bir çıkış yolu arıyordu. Yaşadığı yabancılığı, geçmişe aitti ve mutlaka yok edilmesi gerektiğini biliyordu. Ya yalnızlık içinde çürüyecek, ya da onu ortadan kaldıracaktır. Ve beklediği şey olur. Lu Sun’un gönülden beklediği, yalnızlığının dağıldığı o gün gelir.

Eski yazmalarını kopya ettiği bir gün eski bir arkadaşı çıkagelir. Arkadaşı Yeni Gençlik (6) dergisi editörlerinden Qian Xuantong’dur. Kopyalanan yazmalara göz atar ve “Ne yararı var bunları kopyalamanın?”, “Hiçbir yararı yok!”, “Peki kopyalamanın anlamı ne?”, “Hiçbir anlamı yok!”, “Neden bir şeyler yazmıyorsun?” karşılıklı sorular ve cevaplarla Lu Sun’a yol göstermektedir. İnandığı umudun gelecekte olması adına silahı olan kalemini tekrar eline almaya karar verir.

Devrimci saflara katılım çağrısını kabul eder ve 1918 yılında yerel dille yazılmış olan ilk hikayesi “Bir Delinin Günlüğü” Yeni Gençlik dergisinde yayınlanır. Kısa öyküleri, feodalizmin güçlü kalesine saldırıda kullandığı tek silahı değildir. Öykü dışında, daha savaşçı bir işlevi olduğunu düşündüğü başka bir silahı kullanmaya başladı. B, karanlıkta bir hançer gibi parlayan denemelerdi. Bir mücadele aracı olarak denemeye özel önem veriyordu.

Çin edebiyatında ilk defa Lu Sun bir edebi form olarak denemeyi tanıtmış ve düşmana karşı kullanmıştı. Bu kararlı ve mücadeleci tavrıyla Marksizm-Leninizm’in kılavuzluğunda başlayan 4 Mayıs Yeni Kültür Hareketine tereddütsüz olarak katılır. Düşünsel yönü bu zamandan sonra değişimini daha net-berrak şekilde gösterir. Tesadüfî değil, uzun gözlemler sonucu ortaya çıkmış olan bir tutumdur.

1920 yılı sonbaharında Pekin Üniversitesi’nde eğitim dönemi başladığında üniversitede Çin Edebiyatı Bölümü başkanı olan Ma You-yu, Lu Sun’u Çin romanı konusunda ders vermeye çağırır.

Denemeye çalışacağını söyleyerek kabul eder. O günden sonra gençler arasında yerini yeniden alır, onlarla öğretmen ve arkadaş olur. Üniversitenin konferans salonuna her girişinde gençler tarafından, coşkuyla karşılanırdı. Bu ilgiyi karşılıksız bırakmazdı. Çünkü gençler ile onlara ilişkin taşıdığı umut hep yüksekti. Kendinden fazla değer verirdi onlara.

Onlara yardım etmeyi gönülden ister, asla kendini boşa harcadığını düşünmezdi. Ancak bazı gençler, onu bir basamak olarak görüp kullanmak istediler. Onu aldatarak, güvenini kazanıp yardımını aldıktan sonra ise cin mao 1ihanet ettiler. Lu Sun ise pişmanlık duymakla harcamadı zamanını. Onun ifadesiyle; “birin hırsız olabileceği nedeniyle, bütün insanlardan şüphe etmek doğru değildi.” Gençlere olan sevgisi derindi, bencillere ise tam tersi.

Ne var ki, dünün dostlarının, bugünün düşmanlarına dönüşmekte olduğunu anladığında da, onlara verdiği karşılık da sertleşti. Neyi seçeceği, neyden nefret edeceği konusunda çok açıktı. Fakat yazılarında gençlere karşı çok sert olmadı. “Onlar beni on kez bıçaklarsa ben onlara bir ok fırlatırım” derdi.

Rakiplerinin genç olması nedeniyle en yozlaşmışları hakkında bile biraz umut taşıyordu. En önemli kusuru, şüphesiz ki o dönem düşünsel yöneliminin hala derinleşip, gençliğin sınıfsal analizini doğru tarzda yapamamış olmasıydı. Böyle olduğu içindir ki zaman zaman umutsuzluğa kapıldığı görülür.

1920’den sonra Yeni Çin Kültürü üzerinde büyük etkiye sahip olan, tanınmış iki edebiyat grubu kurulur. ‘Edebiyat Araştırmaları Toplulukları ile Yaratı Grubu’dur bunlar. Bu grupların üyesi olmamakla beraber, onları ilk elden destekledi ve yakın ilişkiler içinde oldu. Kültür Hareketinin gelişmesiyle beraber, iç ve dıştan da desteklenen gerici akımlar da ortaya çıkmaya başlar yavaş yavaş. ‘Eskiye Dönüş’tü sloganları. Halkı yoksullaştırmak ve köleleştirmekti amaçları.

Lu Sun, bu gruplara karşı çok sert eleştiriler getirerek amansız bir mücadeleye girişir. Bu dönem, önceki dönemlerde dolduğu gibi umudu gençlerdeydi. Onları, eski feodal toplumdaki küçük taze fideler olarak görüyordu.

“Bir Delinin günlüğünde Çocukları Koruyun!” çığlığını yükseltmiş, aynı fikirlerin denemelerinde de hararetle ileri sürmüştür. O, yeni hayatın gelişmesini engelleyen eski feodal ahlaka ve insan yiyici toplum karşısında “Geçmişi Yok Et!” adlı bir çağrı yayınladı. “Geçmişi nasıl yok edebilirdi?” “Çocukları tamamen özgür bırakarak!” derdi.

Yazdığı öykülerinin her birinde feodal sistemi eleştiriyor, onun savunucularına vuruyordu. 1911 yılında yazdığı, “Ah Q’nun Gerçek Öyküsü” bunlardan biridir. Ah Q’da feodal sınıfların derin, kökleri olan ideolojik zehirlenmeyi, özellikle bozguncu “psikolojik zaferi” alışkanlığını şiddetle eleştirmekle birlikte, ondan umudunu kesmez. Ah Q’nun devrime katılmasını engelleyen Sahte Yabancı Şeytan ve benzerlerine karşın, derin bir nefret besler. Ah Q’nun bir devrimciye dönüşüp-dönüşmeyeceği sorusuna şu cevabı verir. “Bana göre Çin’de devrim olmadıkça, Ah Q bir devrimciye dönüşmeyecektir. Ancak devrim olduğunda, Ah Q devrimcileşecektir” der.

DARWİNCİ, EVRİMCİ ÇİGİDEN, MARKSİST PROLETER EDEBİYAT ÖNCÜLÜĞÜNE SIÇRAYIŞ

Sanatsal üretiminin daima canlı bir sosyal hayatla beslemeye özen göstermektedir. Özelde gençlerle kurduğu ağlara çok önem verirdi. Eserleri bizzat hayatın içinden çıkmıştır. Bu durum çalışma tarzına da yansımıştır. Kapısına gelen kimseyi geri çevirmemiş, evi, çalışma odası sürekli misafirlere açık olurdu.

Misafirleriyle yakından ilgilenir, ziyaretçileri gece yarısı olmadan dağılmazlardı. Bilirlerdi ki Lu Sun sıkılmaz, anlatacak, paylaşacak daha çokça şeyi mevcuttur. Herkes dağıldıktan sonra acilen yapmak zorunda olduğu bir şey yoksa saat iki civarında yatağa girmeden önce, biraz dinlenir veya gelişi güzel bir şey okurdu. Gece de olsa çalışmak, dinlenmekten önce gelirdi. Yorgunluğunu, elbiseleri eşliğinde bir iki saat kestirerek gidermeye çalışırdı. Sadece birkaç öyküsü değil, parlak makalelerinden birçoğunu da bu koşullar içinde yazmıştır.

Seçilmiş öykülerinin İngilizce çevirisine önsözde öykü yazmaktaki amacının, emekçi halk kitleleri için bağırmak ve savaşmak, üst sınıfların yozlaşmışlığını teşhir etmek ve alt sınıfların talihsizliğini anlatmak olarak ifade eder. Modern Çin edebiyatının bir öncüsü, eski Çin kültür mirasının sahibi ve bir aydın olarak Lu Sun, tüm Çin Kültür Tarihi içinde, geleneksel Çin Romanı’nın yerini ve değerini belirleyen ilk kişi olmasıyla da değerlidir.

Aydın sınıfının tutarsızlığını affetmez. 4 Mayıs Hareketi esnasında, devrim dalgasının geriye doğru çekilmesiyle karamsarlaşan aydınları ‘Meyhane’ ve diğer öyküleriyle sert bir dille eleştirir. Onların kirli yüzlerini keskin Jinhuhuan’ını (yazı yazmak için kullandığı fırça) onların çirkin yüzlerini, gerici karakterlerini teşhir etmek için kullandı.

Halka ve arkadaşlarına ihanet etmek için dedikodu üreten ‘aydınlara’ dikkat çekti. Yine, başkalarını devrimci olmamakla suçlarken, kendilerini gerçek ‘devrimci’ olarak gören tuhaf mantığa sahip aydın grubuna işaret eder. Devamında yüzüne tokat atıldığında sevinen aydınlarla mücadelesi amansızdı. Ve en son ise ‘sol’ kanata mensup olan oportünistlerdir. Devrimci edebiyat gelişirken çok radikaller, tersi olduğunda ise değişir, eski hallerinden eser kalmazdı.

cin mao 3Kuomintang tarafından tutuklandıklarında alçakça onlara hizmet etmeyi teklif eder ve onların uşağı olurlardı. Lu Sun bunlardan son derece iğrenirlerdi. “Onlarla mücadele etmekten başka bir yol yok.” Uzun süreli karmaşık ve çetin bir mücadeleydi bu. “Bu savaş uzun sürecek. Şimdi önümüzdeki görevlerden biri cesur ve kafası açık savaşçılar yetiştirmektir” der.

Çin halkı uyanmış ve Çin işçi sınıfı tarih sahnesine çıkarak tayin edici rolünü oynamaya başlamıştır. Marksizm’in Çin işçi sınıfıyla birleşmesinin sonucu olarak ÇKP 1921 yılında kurulur ve halkın mücadelesine önderlik etmeye başlar.

4 Mayıs Hareketi’nden itibaren Lu Sun kendi edebiyat eyleminde partinin Marksist direktiflerini izler. Bir Marksist olmamasına karşın, kültür ve ideolojik cephedeki mücadelede parti ve halkın menfaatleri doğrultusunda davranış sergiler. Uzun, yoğun ve karmaşık mücadele içinde bazen karamsarlığa düştüğü oldu ve bu ruh hali, onu parti ve halkla olan ilişkisinin kısa süreli kesintiye uğramasına neden olur. Fakat geçici durumdur bu. Mücadelenin ateşi söndürülemediği sürece, Lu Sun’un da savaşı hiç bitmeyecektir.

Haziran 1914’te Pekin Üniversitesi’nde verdiği derslerin notlarına dayanarak hazırladığı Çin romanının Kuz Tarihi adlı tanınmış eserini yayınladı. Kitap yayınlanmadan önce geniş bir hazırlık çalışması yapmıştır. Kitaba somut bir içerik kazandırmadan önce yıllarca metin karşılaştırmaları yapmış, bilgi toplamıştır. 1912’den beri yaptığı kopyalamaların bu hazırlığın ayrılmaz bir parçası olduğu söylenebilir.

18 Mart 1926 yılından itibaren, tutuklanmamak için saklanmak zorunda kalır. Yaşadığı evi terk eder. Saklanmak zorunda kalan birisi olarak sürdürmüş olduğu düzensiz yaşam ve yorucu yazı çalışmalarının sonucu, midesindeki rahatsızlık eve döndükten kısa bir süre sonra yeniden nükseder. Kısa bir nekahet döneminin ardından arkadaşlarıyla her gün Zhonguhan Parkı’na gittiler. Bundan kısa bir süre sonra Pekin’de koşullar yeniden değişti.

Beiyangli savaş ağaları Zhang Zuolin ve Wu Peifu Pekin’e gelir ve havada yeni bir katliam kokusu belirir. Ayrılmaktan başka çaresi kalmayan Lu Sun, 26 Ağustos’ta trene binerek 30 Ağustos’ta Şangay’a gelir. Yanında yakın arkadaşı Xu Guangning vardır. Şangay’a geldiklerinde, Xu ile iki yıl sonra görüşmek üzere ayrılırlar. Xu, deniz yolu ile Kuz okulunda öğretmenlik yapacağı Guanghou’ya gider. Lu Sun ise Xiamen’e gitmek için 2 Eylül’de ayrılır oradan.

1927 Ekim’inde ÇKP’nin kurulduğu şehre, Şangay’a yerleşir. (Ara dönemde birçok defa yer değişiklikleri yapmak zorunda kalmıştır.) Burada genç komünistlerle sağlam dostluklar kurdu. Parti ona destek oldu ve doğru yolu göstermeye başladı. Bundan aldığı güçle daha bir bilendi. Jinyun sokağında yerleştikleri yere, Wuhan’dan, Şangay’a politik nedenlerden ötürü gelmiş olan ve komşu oldukları Mao Dun ile tanıştı. Mao Dun dışarıya fazla çıkamamaktaydı.

İki kardeşi ile ziyaretine gidip geliyorlardı. Aralarında, edebiyat araştırmaları grubu aracılığıyla, mektuplaşmalarla başlayan derin bir dostluk mevcuttu. Yine aynı sokakta, eski öğrencilerinin vasıtasıyla Rou Shi (6) ve Feng Xurefeng (8) ile tanışır. Aralarındaki ilişki edebiyat alanında meyvesini verir. “Sanat İçin Sanat” anlayışı yerine devrimci militan mücadeleye hizmet eden çalışmalar yürütürler.

Lu Sun’un Şangay’da olduğunu duyan sınıf düşmanları ona karşı seslerini yükseltmeye başladılar. Başını, Hilal Grubu’ndan Lian Shigiu çekiyordu. Yazılarında edebiyatın sınıfsal karakterini gizlemeye, kitlelerin ve devrimci edebiyatın yaratıcı gücünü yadsıyordu. Her şeyden önce, edebiyata bir sınıf mücadelesi olarak bakanlardan nefret ediyordu. Liang’ın, burjuva ‘İnsan Doğası’ teorisinin ardında yatan politik hedefiydi.

Bu durum dönemin proleter devrimci edebiyatını ve Marksizm’i savunmak amacıyla devrimci yazarlar ona hak ettiği cevabı vakit kaybetmeden verirler. “Zor Çeviri” ve “Edebiyatın Sınıfsal Karakteri” adlı yazılarında Lu Sun; Marksist sınıf analizlerini kullanarak kapsamlı ve sert bir cevap verdi Liang’a. Yazılarında edebiyatın sınıf karakterini gizlemeye gerek olmadığını, çünkü sınıf mücadelesinin objektif bir gerçek olduğunu dile getirdi.

cin mao 5Kuomintang gericileri devrimci yazarlara karşı silah ve hapishane yöntemleriyle saldırılarını sıklaştırırlar. 1931 başlarında Rou Shi, Xu Yepin, Li Wesen, Lin Fu ve Feng Keng tutuklanır. Başka devrimci yazarlarla beraber gizlice öldürülürler. Bu olay üzerine Lu Sun evinden ayrılarak başka bir yerde saklanmak zorunda kalır. Gerici yayın organları tutuklandığı da dâhil her türlü yalanı yazmakta gecikmediler. Kuomintang’ın karanlık ve barbar yönetiminin devrimci yazarlara yönelik vahşetini anlatmak için “Çin’in En Karanlık Döneminde Sanatın Durumu” başlıklı bir yazı kaleme alır.

Lu Sun’un talebi üzerine Çin’de yaşayan ve Çin halkının dostu olan ilerici gazeteci Agnes Smedley (9) yazıp İngilizceye çevirerek bir Amerikan dergisine gönderir. Yazısında: “Bugünkü Çin’de tek edebiyat hareketi proletaryanın edebiyatıdır. Çöldeki genç bir filiz gibi, onun dışında bir edebiyat yoktur Çin’de. Hakim sınıflara yamanmış sözde yazarlar ‘sanat için sanat’ veya ‘yozlaşmış’ çalışmalar yapmak için bile fazla yozlaşmışlardır.

Sol Kanat Yazarlara saldırmak için tek yaptıkları, iftira atmak, soruşturmak, tutuklamak ve öldürmektir. Sol Kanat Yazarlar katillerin bekçi köpeklerinin ve canilerin biricik muhalifleridir. Son iki olayları da bunu net olarak göstermektedir” anlatır.

1932 yılı bahar ve sonbaharı arasında gizli parti üyeleri vasıtasıyla cephedeki yaralanmış ve o sırada Şangay’da tedavi görmekte olan Kızıl Ordu Komutanı olan Chen Geng’i de kurtarılmış bölgelerdeki durumu konuşmak üzere evine davet etti. Savaşın durumu hakkında bilgi verirken bir harita çizdi Chen. Lu Sun bu haritayı yaşamının sonuna kadar sakladı. Kızıl Ordu ve onun kahraman mücadelesine ilişkin bir roman yazmayı tasarladı. Ancak bu tasarısı gerçekleşmedi. Mücadele hattı içinde Parti ve Parti üyeleri ile ilişkileri daha çok gelişmekteydi. Bunlardan Qu Qiubai (11) ile olan ilişkisi de bunlardan birisidir. 1930 yılının Mart ayında kurulan Sol Kanat Yazarlar Birliği’nin ideolojik önderliği ikisinin elindeydi. İlk görüşmelerini Lu Sun’un evinde yaparlar. Lu Sun’un ilgi ve yardımları sayesinde gericilerin aramakta olduğu bu seçkin komünist kendini kurtarabildi. Yoğun baskıya rağmen Qu’ya, çalışmalarını sürdürebilmesi için gerekli bütün kolaylıkları sağladı.

Omuz omuza savaştılar. Gece çalışıyor, konuşmaların gece yapıyorlardı. Birçok eserin alt yapısını oluşturdu bu konuşmalar. Taslaklar Qu tarafından kaleme alındı. Lu Sun tarafından ise bazı değişiklikler yapıldıktan sonra o günlerde kullandığı takma isimle yayınlanıyordu. Aralarındaki uzun konuşmalar Lu Sun’un ideolojik gelişimini, onun Çin halkının özgürlük mücadelesindeki konumunu, eserleriyle oynadığı önemli rolü kavramasını sağladı. Lu Sun’un eserlerinin düzenlemesini yaparak, makalesini okudu küçük masasında. Önsözü yazmaya koyuldu bu küçük masada.

Hastalık bahanesiyle birkaç gün evden çıkmadı Qu. Bütün yoldaşlarına “Lu Sun’dan öğrenme ve onunla ileri gitme” çağrısını yaptı. Devamında; “Bir evrimciden, sınıf teorilerinin savunuculuğuna; imtiyazlı sınıfa ihanetten, gerçek bir dosta ve proletaryanın bir savaşçısına dönüşüm süreci içinde 1911 Devrimi öncesinden şimdiye dek çeyrek yüzyıldır mücadele ediyor Lu Sun. Acı dolu deneyimlerden ve kapsamlı gözlemlerden sonra beraberinde değerli devrimci geleneklerle, artık yeni kampa gelmiştir.” Bu ideolojik cephede gerçek bir zaferdir.

Üç savaş sırasında büyük bir atılım yaptı devrimci Çin edebiyatı. Bu atılım Sol Kanat Yazarların, Lu Sun’un, Qu Qiubai ve öteki yazarların çabalarından soyutlanamaz. Partinin önderliğiyle, proleter sanatçı ve yazarlar Kuomintang’ın yürüttüğü kültürel “kuşatma kampanyalarına” karşı mücadeleye büyük katkılarda bulunarak, devrimci edebiyatı savunup geliştirdiler.

Lu Sun’un düşünsel gelişimi iki aşamadan oluşmaktadır. Ve bu aşamalar içinde de üç değişim söz konusudur. Sürekli daha ileri ve daha yeniye yöneliktir bu. İlki; 1898 Reform Hareketi’nden, 4 Mayıs Yeni Kültür Hareketi’ne kadar sürer ve eski demokratik devrim sürecini kapsar. İkincisi; 4 Mayıs 1919 Yeni Kültür Hareketinden 1935’e dek sürer ve yeni demokratik devrim dönemidir. Eserleri ve yaşamına bakıldığında üç değişime uğradığı görülür.

cin mao 2İdeolojik gelişimi 1919 yılından sonra sıçrama gösterir. Önceki dönemi ise devrimci demokrattır. Komünist olma evriminde Marksizm onun devrimci pratiğinde tayin edici bir rol oynadı. Bu devrimci pratik içerisinde devrimcilikten, devrimci sınıf teorisine sıçrar. Böylece niceliksel olan ideolojik dönüşüm niteliksel dönüşümle de sonuçlanmış oldu. “Üç Eğlence ve İki Kalp” adlı kitapları Lu Sun’un bu dönem mücadelesinin ürünlerini kapsar. Çin Devrimi proleter edebiyatının kilometre taşlarıdır bunlar. Her ikisi de derin bir ideolojik içeriğe sahiptir.

Sonraki dönemlerinde proletaryanın mücadele saflarında yer aldı. Mücadele içinde Mao’nun çizgisiyle tamamen uyum içindeydi. Mao’nun, Japonya’ya karşı yaptığı Birleşik Cephe’ye çağrısına; “Tek devricim parti olarak gördüğüm, Çin’in devrimci partisi tarafından önerilen Japonlara karşı birleşik cephe siyasetini destekliyorum ve bu cepheye koşulsuz olarak katılıyorum.

Çünkü bir yazar olmamın yanı sıra bir Çinliyim. Bu siyasetin bana kesinlikle doğru görünmesinin nedeni budur” cevabını verir. ÇKP’nin direniş siyasetini eleştiren Troçkistlerle de mücadele eder. ÇKP ve Mao’ya yönelik büyük bir saygı beslemekteydi. İleri sürdüğü bütün düşünceler parti politikaları ve birleşik cephenin ruhuna dayanır.

Lu Sun’un yaşamı tutarlı bir demokrat aydının yaşamının eşsiz bir örneğidir. Aynı zamanda Çin de dâhil yarı-sömürge, yarı-feodal ülkelerde tutarlı bir demokratın kaçınılmaz olarak komünist olması gerektiğini kanıtıdır. Nitekim Lu Sun tutarlı bir demokrat olarak anti-feodal bir aydın olarak çıktığı yolda halkı ile olan bağlarını hiç koparmadan ilerlemiş ve Çin’de devrimin, proletarya ideolojisinin gelişimine paralel olarak her türlü gerici baskıya göğüs gererek ve açıktan tavır takınarak komünistleşmiştir. Sosyal Darwinci (anti-feodal) olarak başladığı düşünsel yolculuğunu hayatının sonunda komünistlikle noktalamıştır.

1933 yılından itibaren kötüleşmeye başlayan sağlığı, çalışmalarını yarıda bırakmasına engel değildir. Daha çok çalıştı. Güçsüzlüğünü yenmenin tek yolu olarak zamanla yarışmayı görmekteydi. O, çalışarak ömrünü uzatmaya çalışırken, hastalığı yaşamını kısaltıyordu. Yaşlandıkça daha fazla yazdı. 1935 yılında sağlığı daha da kötüleşti. Arkadaşları tedavisi için Sovyetlere gitmesini önerdiyse de kabul etmedi. Mart ayında yatağa düştü. Sağlığı biraz düzelince tekrar kaldığı yerden çalışmalarına devam etti. 16 Ekim Cao Jinghua’nın Rusçadan çevirdiği, 7 Sovyet yazardan öyküler adlı kitabına önsöz yazdı. 19 Ekim 1935 yılında: Çin Kültür Devriminin başkomutanı, önderi Lu Sun, tüberküloz hastalığına yenik düşerek ardında proleter edebiyata dair önemli eserler bırakmıştır.

Daha fazla bilgi, daha fazla deneyim tecrübe için, biyografisini anlatan kitaptan yararlanılabilir. Herkesin edineceği tecrübe, öğreneceği bir şey bulacağına inanıyoruz.

Kitabın Adı; Halka ve Devrime Adanmış bir Yaşam Lu Sun. Yazar; Wang Shaging. Çeviri; İ. Düzgün Gürşan, Pencere Yayınları.

 

Dipnotlar:

1) İ.Ö. 4-2. yy.da yazılmış çeşitli söylenceleri kapsayan resimli coğrafya kitabı.

2) Lu Ji tarafından 3.yy.da yazılan bir kitap.

3) (1871-1907) Demokratik Çin için savaşmış Shaoxingli bir devrimci.

4) Xu Xilin’le beraber Anhui Valisi’ne suikast düzenleyen ve yönetim tarafından öldürülen kadın devrimci.

5) Sun Yat-Sen önderliğinde, Qin Hanedanlığı’nı alaşağı eden devrim.

6) 1915 Mayıs’ında yayınlanmaya başlayan ve 4 Mayıs Yeni Kültür Hareketinde önemli bir rol oynayan aylık dergi, Marksizm-Leninizm’i ve Bolşevik Devrim’i tanıttı.

7) (1902/1931) Devrimci bir yazar. 1930 yılında Çin Sol. K.Y.B’ne ve ÇKP’ye katıldı. Chang Kai-Shek ajanlarınca öldürüldü.

8) (1903-1976) Şair ve eleştirmen. 1927 yılında ÇKP’ye katılır. Uzun Yürüyüş’e katıldı. Devrimden sonra çeşitli görevlerde bulundu. O dönemleri kapsayan çok sayıda eseri yayınlandı.

9) (1890/1950) Amerikalı gazeteci ve yazar. 1918 yılında Çin’e geldi. Şangay’daki ilerici kültür hareketine katıldı. Uzun yıllar Çin’de yaşadı. Çin Devrimi’ni anlatan çeşitli eserler kaleme aldı.

10) (1899/1935) 1922 yılında ÇKP’ne katıldı. 3, 4, ve 5. Kongrelerde milli üyeliğine seçildi. Chen Xuxicı çizgisinin tasfiye edildiği Parti Konferansı’na başkanlık yaptı. 1927 kışından, 1928 sonbaharına dek parti merkezinin başındaydı. Bazı sol hatalar işledi. 1930 Eylül’ünde partiyi tehlikeye adan Li Lisan çizgisinin hayata geçirilmesini önlemek için 6. Parti MK’sına başkanlık etti. 1931 yılında Wang Ming ve diğerleri tarafından suçlanarak Parti Merkezinden çıkarıldı. Şangay’da bulunduğu sıralar, Lu Sun ile birlikte devrimci kültür hareketine önderlik etti. 1933 yılında geldiği kurtarılmış bölgede Eğitim sorumlusu oldu. Kızıl Ordu, Uzun Yürüyüş’e başlayınca bulunduğu Jianxin bölgesinde kaldı. 1935 yılında Kuomintang tarafından yakalanarak öldürüldü.

 

(Not: Ara başlık bize aittir. Yazının belli yerlerindeki ifadeler de bize aittir.)

(Bir ÖG okuru)

Daha fazla göster

İlgili Makaleler

Diğer içerik
Kapalı
Başa dön tuşu